İz Bırakmak
Gelenek oluşturmak. İz bırakmak. Eser inşa etmek. Bunlar belirli bir ahlaki disiplini içeren yaşam tarzlarıdır. Yıllar yılı bir dost keşfetme fırsatı yakalamıştık. Uzun zaman birlikte yürüme imkanı bulduk. Ülkemize, insanlara, hayatın genel akışına dair hep bir hasbıhal halinde olduk. Tecrübeye dayanan analizleri, insani hassasiyetleri bizde her zaman bir saygı ve muhabbet oluşturdu. İstedik ki hep yanımızda olsun. Bize ufuk açsın. Bize hayatın çetrefil yokuşunda, bir çıkış yolu, belki de çığır açsın istedik. Çünkü böyle zamanlarda böyle insanları bulmak gerçekten zordu. Bu insanları herkes anlayamıyordu. Belki de duygularıyla doğruları birbirine karışınca, insanın feraseti bağlanıyordu. Anlaması zorlaşıyordu. Duyguları köreliyordu. Nefsi yüreğine galip gelebiliyordu. Belki de kirlenmiş bir ruh halinin temiz yürekleri keşfinin güçleşmesi bundandı. Bu esnada bin bir türlü ayak oyunlarına duçar olmamışta değildi. Evet, dostumuz bütün bunlara gülüyordu. Gururlu kibirli değildi. Sadece olanlara üzülüyordu. Her şeye rağmen güleryüzünden, merhametinden feragat etmiyordu. Yaşadıklarına belki de içinde sadece “selam” demek geliyordu. Bütün bu akışa rağmen o yine de kendine bir yürek halkası inşa etmişti. Az ve öz bir değer halkasıydı. Zamanı bellide olsa ucunda bir ayrılık saati vardı. Vakti kuşanarak, mütevazı dosta selametle diyoruz.
Filed under: semaverden iz düşümler | Leave a Comment

No Responses Yet to “Semaverden İzdüşümüler / Cemil SAĞLAM”