Archive for the 'deneme' Category
Yol boyunca, Anamın “oğlum! babanız, alaca bir gömlek için, bir sene boyunca köydeki bir ailenin hizmetinde çalıştı. Ne yokluklar gördük biz.” deyişi acılarla dokunmuş siyah bir gömlek gibi ruhumun sırtına geçmişti…
1995 yılının tam Haziran ortasıydı.Gecenin karanlığında, acı haberin merkezine doğru yolculuk başladı,Ankara’dan
Köy yollarının kıvrımlarında yavaşlayan arabamız, kıvrımlardan kurtulunca bir siyah küheylan gibi akıyordu.
Tenha [...]
Filed under: deneme | 1 Comment
Tarihin seyrinde, toplumsal dönüşümlerde bireyden kitleye çoğu zaman, ümitlerin dumura uğradığı ya da yeşerdiği zamanlar çok yaşanmıştır. Bu süreçler bazen bireylerin hayatında keskin kırılma hamlelerinin yaşandığı anlara tekabül edebilir. Doğrusu insan aceleci bir varlıktır. Kaybetme endişesi ve kazanma hırsı insana mahsus bir özelliktir. Ümitli olmak. Ümit vaat etmek, insani bir duruştur. Bu duygu bazen kitleler [...]
Filed under: deneme | Leave a Comment
VADİDEKİ GÜL / Eyüp KARATAŞ
Bu vadi kitlelerin yaşam iklimlerindeki karelerin yansıdığı bir yer değil. Bir ormanın ve içinde ki yabani varlıkların renklerini barındıran bir vadide değil. Teknolojinin soyut dünyasının olmadığı bir toprak parçasıdır. Sanal duyguların, dünyaların hissedilmediği bir coğrafya parçasıdır. Bu vadi içinde binlerce gülün bulunduğu adeta bir botanik dünyasıdır. Burası Resulün simgesi güller diyarıdır. Buradaki güller kentlerdeki [...]
Filed under: deneme | Leave a Comment
TÜRKİYEM GÜL ARTIK / Öznur ŞAN
CHP’nin Dünü-Bugünü, FAŞİST CHP VE GEÇMİŞİMecliste İnönü CHP’liler tarafından Cumhurbaşkanı seçilirken, bir de parti tüzüğü değiştirilerek İsmet İnönü ebedi başkan (Milli Şef) ilan edildi. Partinin aldığı monolotik biçim, ünlü’ Tek parti, Tek millet, Tek lider’’sloganıyla en iyi ifadesini buldu.
( Feraz Ahmet,’’Demokrasi sürecinde Türkiye 1945 -1960’’,Mil Yayınları,2.baskı. İstanbul, Mart 1996,s,)
İsmet Paşa artık çizmeleri giydi ve şöyle [...]
Filed under: deneme | Leave a Comment
ÖLÜMÜN TADI/ Cemile ÜNLÜ
Ölüm; hiçbir âdemin sahip çıkmadığı, kimsenin üzerine yakıştırılamayan sahipsiz bir elbisedir. İnsanlar kıyasıya yarışırlar ondan biraz daha uzaklaşabilmek için. Aslında kendileri de bilmektedirler ki bu asla sonsuz bir kaçış değildir. Ta ki, ezelde belirlenmiş Yüce İrade devreye girer ve o kendisi seçer üzerine en çok yakışacağı bedeni.Ölüm gelip senin de yüreğinin kapısını çaldığında –ki hiç [...]
Filed under: deneme | 1 Comment
SÖZÜN BİTTİĞİ YER/Eyüp Karataş
Tarihin seyrinde sözün bittiği yerler çok olmuştur. Tabi bu bitişler her zaman için bazı gelişmelerin de habercisi olmuştur. Söz ve bitiş. Bazıları bireylerin, bazıları kitlelerin, bazıları da devletlerin kaderlerinin başlangıcı veya son anına tekabül etmiştir. Herkesin zihninde şenlendirdiği/şekillendirdiği kavramlar ve yüklenen anlamları… Kavramların ve cümlelerin muhataplarında bıraktığı iz, yankılandığı anlam çok önemlidir. Bazı [...]
Filed under: deneme | Leave a Comment
AYRILIK İKİLEMİ/ Eyüp Karataş
Ayrılık, insanlığın varlığıyla yaşıttır. İlk insan ilk Rasulle başlayan bir serüven… Hakla batılın ayrılışı… İyi ile kötünün yol ayrımı. Yüreklerin kırılma noktasıdır ayrılık. Adem’den kalan bir iz, bir gelenek. Bizim serüvenimiz o günden bu zamana önünde durulamayan ayrılıkların serüvenidir. Bu ayrılık bazen çok keskin bazen de serinkanlıdır. Hayatın akışında derin izler bırakan ayrılıklar… Nuh’un [...]
Filed under: deneme | Leave a Comment
Hani şair diyor ya “demir almak vakti gelmiştir limandan” bizde böyle bir zihin dünyasının serzenişini yazalım zamanın şahadeti ile… Not düşelim tarihe… İnsanların, toplumların hayatlarında notlar çok olmuştur.Bazı notlar tarih değiştirmiştir. Bazı notlar çağ değiştirmiştir. Bazı notlar nesil değiştirmiştir. Tıpkı Allah Resulünün evrensel çağrısı gibi… Tıpkı fatihin tarihe düştüğü not gibi…Her dönem bireyleri, kitleleri [...]
Filed under: deneme | Leave a Comment
ŞANSLI BULUT/GÜLÇİN DURMAN
Kimsecikler görmemiş ve duymamışken daha. Bir, sen bilmişsin O’nu. Dayanamamış heyecanlanmışsın. Anlasınlar, fark etsinler diye o sıcak günde, öylece kalakalmışsın gördüğün güzellikle.Yazık! İnsanlar körmüş, kalpleri de kilitli. Altın ve gümüş. Bir de ipekten, atlastan kumaşlar. Sonra sürüler, çokça da evlat. Mal, mülk işte. Bütün dünyalarıymış bunlar. Kibir ile nefret birleşmiş, sarıvermiş etraflarını. [...]
Filed under: deneme | 2 Comments
Önce bir şey hissetmeyeceksin. Sinsidir çünkü gelen. Günler haince akacak. Sen aynı aymazlıkla öylece güzelleşeceksin. Güçlü bir rüzgârla sarmalanmışsın. Yürümüyor sanki uçuyorsun. Kadim bir oyunun içine düşüverdiğini anlayabilmen ise imkânsız.Yükselip, bilineceksin. Orda burda ismin söylenecek. Başarılar, iltifatlar. İçindeki kıpırtıyı hep bunlara yoracaksın.. Körsün, hem de sağır, hem de dilsiz. Ölesiye cahil. Yıllar yıllar sonra [...]
Filed under: deneme | Leave a Comment